10 Mart 2010 Çarşamba

Microsoft'tan yeni rekor


Windows 7'nin kırdığı rekorların ardı arkası kesilmiyor: İşte yeni Windows'un yeni rekoru...

Pek çok kullanıcı hala Windows XP'den vazgeçemiyor, bazıları ise vazgeçmek istese de Windows 7'ye geçemiyor. Ama tüm bu yaşananlar Microsoft'un Vista kabusunu unutturması açısından büyük ümitler bağladığı yeni sistemin rekor üzerine rekor kırmasına engel olamıyor. Windows 7, yeni bir rekorla bir kez daha sayfalarımıza konuk olmayı başardı...

Katıldığı bir teknoloji konferansında konuşan Microsoft'tan Peter Klien, Windows 7'nin satış rakamlarını açıkladı. Klien'in açıkladığı rakamlara göre Windows 7, 90 milyon adet satarak, gelmiş geçmiş en hızlı satılan işletim sistemi ünvanını elde etti.

HÜRRİYET

Cildimiz ekrana dönüşecek


Yakın gelecekte telefon ya da klavye tuşları yerine kendi el ya da kolumuzu kullanıp komutlar verebileceğiz.

ABD’li araştırmacılar kola takılan bant yoluyla deri üzerine yansıtılan dokunmatik ekranı doğrudan algılayan bir sistem geliştiriyor. Gelişmiş bir dedektör sayesinde kolun hangi bölgesine dokunulursa algılanıyor.

Microsoft Geliştirme Ofisi’nden ve Carnegie Mellon Üniversitesi’nden uzmanlar, görüntüyü değiştiren mini projektörden oluşan bir ekranla, kullanıcının kolunun neresine dokunduğunu anlayacak gelişmiş bir sensörün birleşiminden oluşan dokunmatik ekran geliştiriyor. Cihaz ses sistemlerini kontrol etmek, tetris gibi basit oyunlar oynamak, telefon görüşmeleri yapmak ve basit tarama sistemlerini kullanmak için hazır olacak.

Prototipi deneyen 20 gönüllü, sistemin kullanımının ve yönetiminin çok kolay olduğu kanısında. Ekran, kullanıcı yürürken ya da koşarken de çalışıyor. Microsoft Research uzmanları Desney Tan ve Dan Morris çalışmalarında, “Her zaman yanımızda olan cildimiz veri girişinin yansıyacağı bir tuval olarak şimdiye dek gözden kaçırıldı” diye konuşuyor.
Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Chris Harrison ise “Bu üstün bir teknoloji ve burada geleceği görüyoruz” diyor ve önümüzdeki beş yıl içinde projede yol katedilebileceğini ekliyor.

PARMAĞI VUR YETER
Halihazırda, akustik dedektör beş ayrı deri bölgesini, yüzde 95.5 oranında bir doğrulukla algılayabiliyor ki bu çok sayıda cep telefonu uygulaması için yeterince yüksek bir oran.
Prototipi kullananlardan biri “Bir sonraki şarkıya geçmek, sesi değiştirmek ya da çalan şarkıyı durdurmak için tek yapman gereken parmağını vurmak. Bu tarz işlemler için kullanılan projektöre bile ihtiyacınız yok” diye konuşuyor. Araştırmacılar son çalışmalarını nisan ayında Atlanta, Georgia’da düzenlenecek olan bilgisayar-insan ilişkileri buluşmasında detaylı bir şekilde sunmayı planlıyor.

5 liraya casus kulaklık


Casusluk için kullanılan cihazlar Tahtakale'de işportaya düştü..


Casusluk aletleri işportaya düştü. İstanbul Tahtakale’de her köşede satılmaya başlanan ürünlerin en gözdesini, 100 metre ilerideki seslerin dinlenmesini sağlayan ve 5 liraya satılan casus kulaklıklar ile gizli kameralı kalemler oluşturuyor.

Dinleme modasına İstanbul’un yenilikleri tezgahlarına taşıyan Tahtakale işporta piyasası da kayıtsız kalamadı. Vatan'ın haberine göre, son yıllarda internet üzerinden ve güvenlik sistemleri mağazalarında satılan casusluk aletleri, sokaklarda işportacılar tarafından da satılmaya başlandı. Dubai menşeli olan ve Çin’de üretilen ürünler, Eminönü’nün ünlü Tahtakale bölgesinde neredeyse her köşe başında bulunuyor. Hediyelik eşya ve oyuncak gibi ürünlerle yan yana satılmaya başlanan ürünlerin bulunduğu tezgahlarda ayrıca ürünlerin reklamı da yapılıyor. Hiçbir engellemeyle karşılaşmadan bu ürünleri satabilen işportacıların sayısı ise gün geçtikçe artıyor.

5 liraya casus kulaklık

Bu ürünler arasında en çok 100 metre ilerideki seslerin dinlenmesini sağlayan casus kulaklıklar bulunuyor. Kısık sesli konuşmaları rahatlıkla dinleyen bu ürünler, sesi arttıran hassas bir mikrofona sahipler. Ses kayıt cihazlarına da entegre edilen ürünler, alınan seslerin kaydedilmesini de sağlıyorlar. Fiyatları 5 TL’den 25 TL’ye kadar çıkan kulaklıkların çok fazla satıldığını kaydeden isimlerini vermek istemeyen seyyar satıcılar, gencinden yaşlısına birçok kişinin bu ürünleri satın aldığını belirtiyorlar. Tahtakale’deki seyyar satıcıların, casus kulaklıklar dışında en çok sattıkları diğer ürün ise gizli kameralar.

Bu ürünler arasında da başta kalem kamera olmak üzere, düğme, anahtarlık, çakmak, kıravat ve gözlük kameralar bulunuyor. Kalem kameralar maksimum 8 saat çekim yapabilme özelliğine sahipler. Birçoğunun, fotoğraf çekebilme ve ses kaydetme özelliği de bulunan gizli kameraların fiyatları 30 TL’den başlayıp, kravat kameralarda 300 TL’ye kadar çıkıyor. Daha çok kadın müşterilerinin bu ürünlerden satın aldığını belirten seyyar satıcılar, ürünlerini satarken herhangi bir zorluk yaşamadıklarını da kaydettiler.

Tahtakale piyasasında işportaya düşen casusluk aletlerine ilgi büyük. 5 liraya isteyen istediğini dinliyor.

İşportada telekulak fiyatları

- Kalem Kamera 30-100 TL

- Düğme Kamera 60-100 TL

- Anahtarlık Kamera 30-110 TL

- Çakmak Kamera 90-160 TL

- Kıravat Kamera 100-300 TL

- Gözlük Kamera 75-160 TL

- Casus Kulaklık 5-25 TL

Haber 3

İnternete yeni vergi mi geliyor


Microsoft'tan virüslere karşı yeni tartışılacak bir öneri: Daha fazla vergi alalım ve...


Dünya üzerinde hackerların oluşturduğu tehdit ve yol açtıkları zararlar gün geçtikçe artıyor.

Elbette esas sorun bireysel hackerlardan çok organize suç örgütlerinin çalışmaları. Güvenlik şirketleri zararları tespit ediyor, ürünleriyle bunlara karşı çözüm sunuyor ama bunları üretenlere bir şey olmuyor.

Arka planda bu tür tehlikelerin kökünü kurutmaya çalışan kurumlardan birisi de Microsoft. Her yıl milyonlarca dolar harcayarak interneti ve bilgisayarları daha güvenli hale getirmeye çalışan, hatta ücretsiz anti-virüs yazılımı Security Essentials'ı dağıtan Microsoft, bu konuda bir sisteme ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Geçtiğimiz günlerde yargı sistemine başvuran ve dev bir botnet'i ortadan kaldıran Microsoft'tan Scott Charney, IT bazında savaşın yanında sosyal çözümler de gerektiğini söylüyor.

Charney'in sosyal çözümlerden kastı birden fazla aşamada bir çalışma, bu saldırılara tepki verilmesi gerektiğini aktarıyor.

"Sağlık sistemi gibi bir sistem düşünüyorum. Sağlık risklerine karşı eğitim programları var, ayrıca hastaları karantinaya alan ve inceleyen sosyal programlar da var" diyor Charney. Bir bilgisayar kullanıcısının sistemini kontrole etmemesi yüzünden bulaşan virüsün yayılarak başkalarına da zarar vermesi söz konusu.

Bu alanda kullanıcıların eğitilmesi gerektiğini ve bir kamu hizmetine ihtiyaç olduğunu düşünen Charney, şu anda bu işin maliyetini ve sorumluluğunu kimsenin almadığını belirtti. Microsoft yetkilisine göre bilgisayar virüslerinin yol açtığı zararlar sağlık sorunları kadar gerçek ve bunun bir kamu güvenliği meselesi haline gelmesinin, gerekirse vergiler ile karşılanması gerektiğinin altını çiziyor. Bu da, ilk aşamada internet kullanıcılarından daha fazla vergi alınması olarak yorumlanıyor.

Microsoft açıklamasına göre dünyada zararlı yazılım bulaşmış, botnet olarak tehlike saçan 3.8 milyon bilgisayar var ve bunların 1 milyonu Amerika'da.

HÜRRİYET

Explorer kullananlar aman dikkat!


Internet Explorer'ın eski sürümlerini kullanıyorsanız başınız derde girebilir. Nasıl mı? İşte cevabı..

Microsoft firması, bilişim korsanlarının, web tarayıcısı Internet Explorer'ın eski sürümlerinde yeni ortaya çıkan bir açıktan yararlanarak saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

EXPLORER IE6 VE IE7 TEHLİKE ALTINDA

Şirket merkezinden yapılan açıklamada, Internet explorer'ın IE6 ve IE7 sürümlerinde yeni belirlenen bu açığın bilgisayar korsanlarının saldırılar düzenlemesine olanak sağladığı belirtilerek, ''Bu açığı kullanarak siber saldırılar düzenlediği yolunda bilgiler aldık. Bu tehdidi izlemeyi sürdürüyoruz ve durumda değişiklik olursa yeni bir açıklama yapacağız'' denildi.

IE8 VE IE5'TE SORUN YOK

Bilişim korsanlarının bilgisayarların uzaktan kontrolünü ele geçirmek için bu açıktan faydalanabilecekleri uyarısında bulunan Microsoft, yeni sürüm IE8 ve daha eskisi IE5'in bu sorundan etkilenmediğini bildirdi.

Microsoft, iki ay önce de IE6'da ortaya çıkan ve korsanların özellikle Google'a yönelik siber saldırılarda bulundukları bir açık nedeniyle uyarı yayınlamak zorunda kalmıştı.

İNTERNET HABER

Böyle uygulama görülmedi


Adana Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler tam 4 bin zil çaldılar..Peki ama neden?
Adana Emniyet Müdürlüğü, hırsızlık olaylarına karşı vatandaşların dikkatini çekebilmek için 4 bin kişinin apartman girişindeki zilini çalarak, kapıyı açıp açmayacaklarını test etti.

Kentte 2006'da pilot bölge olarak faaliyet geçirilen Toplum Destekli
Polislik (TDP) Şube Müdürlüğü, eski bekçilik gibi "mahallenin polisi" kavramını yeniden oturtarak, hem sorumluluk alanlarındaki bölgeleri daha güvenli ve huzurlu hale getiriyor, hem de halkın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

TDP ekipleri, evlerden hırsızlık olaylarını azaltabilmek, vatandaşın
duyarlılığını ve güvenlik önlemlerini artırabilmek amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor.

Ekipler son olarak vatandaşların, apartman veya daire kapılarını zili her
çalana açıp açmadıklarını denemek için, sokağa çıktı. 90 polis, sorumluluk
alanlarındaki mahallelerde 300 apartmanı ziyaret ederek, kapı zillerine teker teker bastıktan sonra ayrıldı. "Zil uygulaması" sonucu 4 bin kişiden 2 bin 23'ü, zili çalanın polis olduğunu bilmeden kapılarını açtı. Zilleri çalınanlardan 572'sinin ise evde olmadığı belirlendi.

Apartman zilleri çalınan vatandaşlardan bazıları her hangi bir şey
sormadan kapıyı açarken, bazıları "kim o?" sorusunu yöneltti. Ancak, bunların da çoğu, "tüpçü, sütçü, sucu, elektrikçi, bakkal" diyen polise ikinci bir soru yöneltmeden kapılarını araladı.

"KİM O" SORUSUNA "HIRSIZIM" KARŞILIĞINI ALMASINA RAĞMEN...-

Ekipler, Yeşilyurt Mahallesi'ndeki Evren Sitelerinde ise akıllara durgun
verecek bir durum ile karşılaştı. Apartmandaki vatandaşların yüzde 90'ının kapıyı açtığını gören ekip, son olarak çaldıkları bir zilde "kim o?" sorusuna "hırsızım" diye cevap verdi.

Bu cevap karşısında polisten yardım istenileceğini düşünen ekip, kapının
açılmasıyla şaşkınlık yaşadı. Bunun üzerine kapıyı açan daire ile görüşen
ekipler, 17-18 yaşlarında bir gençle karşılaştı. İsmi açıklanmayan genç,
"Üniversiteye hazırlanıyorum, bu nedenle çok dalgınım. Dediğinizi tam olarak anlamamıştım" diye savunurken, polisler kendisinin ve komşularının güvenliği için daha dikkatli davranması konusunda uyarıda bulundu.

-İKİNCİ KEZ ZİLLERİ ÇALDILAR-

Emniyet Müdürü Mehmet Salih Kesmez, uygulama sonucunda çok sayıda
vatandaşın hırsızlık olaylarına karşı bilinçsiz hareket ettiğini belirlenmesi
üzerine, aynı dairelere yeniden uygulama yapılması talimatını verdi.

TDP ekipleri, ikinci kez sokağa yönelerek, kapıları bir kez daha çalmaya
başladı. Adresleri belirli 4 bin kapı zilinin yarısına ilişkin uygulamayı bu
hafta içinde tamamlamak için çaba sarf eden ekipler, Güzelyalı Mahallesi'ndeki uygulamalarında bu kez daha az kişinin sorgusuz kapıyı açtığını belirledi.

Bununla yetinmeyen ekipler, tek tek daireleri ziyaret ederek, uyarı
broşürleri dağıttı.

-UYARILAR-

Ekiplerin dağıttığı broşürlerde, ev sahiplerinin her zilde yakınlarının
geldiğini düşünmemeleri gerektiği uyarısında bulunularak, şu ifadelere yer
verildi:"Çocuklarınıza kapıyı açtırmayın. Size gelmeyen kişilere kapıyı açmayın.

Kapı zillerinin üzerine ismin ilk harfi ve soy ismin tamamı yazılmalı. Siz evde yokken evinizi kollayacak olan komşularınızdır. Çevrenizde olup biten olaylara duyarsız kalmayın. Apartmanınızın merdiven boşluğunda veya evinizin etrafında gördüğünüz şüpheli şahısları 155 Polis İmdat'a bildirin. Mahalle polisinizi tanıyın ve çevrenizdeki şüphelendiğiniz olayları paylaşın. Komşularınızın uzun süreli yokluklarında posta kutusunda zarfların birikmemesini sağlayın.

Taşındığınız evin kapı kilitlerini değiştiriniz. Evden çıkarken kapı ve
pencerelerin açık bırakmayınız. Kapı kolu ile kapatılan kapılar güvenli değil, iyice kilitleyin. Kapınıza evde olmadığınızı belirten notlar asmayın."
Emniyet Müdürü Kesmez, uygulamayla vatandaşın duyarlılığını artırmayı
amaçladıklarını vurguladı.

Çok sayıda vatandaşın halen bilinçsiz şekilde kapılarını tanımadıkları
kişilere açtığını anlatan Kesmez, şöyle konuştu:
"4 bin evin kapı ziline basıldı. Butonu basılır basılmaz hemen kapılar
açılıyor. Tekrar bu evlere arkadaşlarımızı gönderiyoruz. Halen ders almayanlar unutmasın ki üçüncü seferdeki polis olmayabilir. Lütfen sorun, bakın. 'Polis' bile diyebilirler. İyice emin olmadan kapınızı açmayın. Israrla kapıyı çalmaya devam ederse, 155'i arayın. Biz gelir bakarız, yorulmayız. İstiyoruz ki hiç bir vatandaşımızın burnu bile kanamasın. Diyafonlu kapı sistemleri takarsak, birçok suçu önleriz."

İNTERNET HABER

Kardeşini sobaya attı


Siirt'te, 4 yaşındaki çocuk, 9 aylık kardeşini yanan sobaya attı....


Siirt’in Kurtalan İlçesi’nde 4 yaşında çocuk, annesi mutfaktayken 9 aylık kardeşi Fatma Figen Nurışık’ı evde yanan sobanın içine attı. Vücudunun neredeyse tamamı yanan ve ayakları kesilen minik Fatma hastanede yaşam savaşı veriyor.

Kurtalan’ın Bölüktepe Köyü’nde yaşayan Abdurrahman ile Miniyet Nurışık’ın 4 yaşındaki, adı açıklanmayan oğulları, 9 aylık kardeşi Fatma Figen’i evdeki yanan sobaya attı. Mutfakta yemek yaparken bebeğinin çığlıkları üzerine odaya gelen anne Miniyet Nurışık, korkunç manzara ile karşılaştı. Annesinin hemen sobadan çıkardığı bebek, köylülerin de yardımıyla Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, buradan da Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yanık Ünitesi’ne sevk edildi.

Yoğun bakıma alınan Fatma Figin Nurışık'ın tamamen yanan 2 ayağı kesilirken, hayatı tehlikeyi atlatamadığı ve yaşam savaşı verdiği belirtildi.